Kalp Yetersizliği-1 (Kalp Yetersizliği nedir?)

Kalbimizi aslında  vücudumuzun besin ve oksijen ihtiyaçlarını karşılamak sürekli çalışan organize ve güçlü bir pompa olarak düşünebiliriz. Yakından incelendiğinde eşsiz bir ileti sistemine eşlik eden son derece akıllıca dizayn edilmiş yapısal anatomisi vardır.

Biraz kabaca ifade edecek olursak ‘’kalp yetersizliği’’, çoğu kez kalbin ya pompalama gücündeki zayıflama ya da gevşemesindeki sorunlar nedeni ile vücudumuza yeteri kadar kan pompalayamaması ve bu nedenle vücutta sıvı birikimine yol açması ile ortaya çıkar. Kalp yetersizliği semptomlarının pek çoğu bu sıvı birikmesi ve pompalama gücündeki yetersizlik nedeni ile ortaya çıkar. Kalp yetersizliği dikkate alınması gereken risk altındaki hastaların bile asla ertelemeden belirli aralıklarla doktor kontrolünde takibi gerektiren ciddi bir hastalıktır.

Aslında kalp yetersizliği tek başına bir hastalık değil; hemen tüm kalp hastalıklarının ortak son yolu olarak da tarif edebiliriz En sık nedeni koroner arter hastalığı veya kalp krizidir. Ancak dilate kardiyomyopatiler, aritmiler, doğumsal kalp hastalıkları, kalp kapak hastalıkları, kalbin kasını tutan hastalıklar, çeşitli hormonal hastalıklar, bazı kanser türleri, bazı ilaçlar veya alkol vb madde kullanımları, şeker hastalığı, kronik böbrek yetersizliği, akciğer hastalıkları gibi farklı hastalıklar sonucu da ortaya çıkabilecek bir tablodur. Kalp yetersizliğinin kronik ve tedavi edilmediği takdirde ilerleyici bir hastalık olduğu bilinmelidir. Toplumdan topluma değişmekle birlikte %1-3 arası gözükür ve yaşla birlikte sıklığı giderek artar. 60 yaş üzerinde en sık hastaneye yatış nedenidir.

Kalp yetersizliğinin belirtileri:

  • Dispne (nefes darlığı)
  • Ödem (ayaklarda,bacaklar veya karında şişlik)
  • Hızlı kilo alma (istem dışı, ödem nedeniyle)
  • Yorgunluk, halsizlik (pompa yetersizliği nedeni ile)
  • İştahsızlık
  • Baş dönmesi
  • Çarpıntı
  • Öksürük
  • Geceleri sık idrara çıkma

Bir hastada yukarıdaki belirtilerin hepsi aynı anda gözükmeyebilir ya da iyi tedavi edilen bir hastada bu belirtilerin hiç biri bulunmayabilir. Kalp krizi geçirmiş hastalar, koroner arter hastaları, hipertansiyonu, diyabeti ve kronik böbrek yetersizliği olan hastalar semptom ve bulguları olmasa da düzenli doktora muayene olmalıdırlar. Hastalıklarının kontrol altında tutulması kalp yetersizliğini önleyebilir veya ortaya çıkmasını geciktirebilir.

Türkiye’de 1,5 milyona yakın kalp yetersizliği hastası bulunmaktadır ve nüfusun hızla yaşlanması sonucu bu rakamın önümüzdeki 10 yıl içinde en az 2 kat artacağını düşünülmektedir. Ayrıca Türkiye’de kalp yetersizliği yaş ortalaması gelişmiş ülkelerden nerede ise 10 yaş daha düşüktür. Kalp yetersizliği gelişimi açısından risk altında olanların sayısı bugün 9 milyon kişiye ulaşmıştır, bunların üçte birinde ise yakın zamanda kalp yetersizliği gelişeceği öngörülmektedir.  Tüm bu veriler ışığında ülkemiz insanın bu hastalığın çok da farkında olmadığını ve gereken önemi vermediğini söyleyebiliriz.

Gelecek yazı

Kalp yetersizliği tanısı nasıl konulur?

Yorumlar
Paylaş.

Yazar Hakkında

İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa Tıp) mezun oldum. Sonrasında ilk olarak yine İstanbul Tıp Fakültesinde İç Hastalıkları eğitimi ardından Dr.Siyami Ersek Eğitim Araştırma Hastanesinde Kardiyoloji eğitimlerimi tamamladım. Tıpta Uzmanlık Sınavında(TUS) Türkiye 5.liği derecem mevcut. 2014 yılında Kardiyoloji Doçenti oldu. Kalp yetersizliği ve girişimsel kardiyoloji özel ilgi alanlarım.

Yorumlar kapatıldı.