Kalp Yetersizliği Tanısı Nasıl Konulur?

Bir önceki yazımızda kalp yetersizliği tanımı, semptomları, risk altında olan hastalardan bahsetmiştik. Bu yazımızda da ‘’kalp yetersizliği tanısı nasıl konulur’’dan bahsedelim.

Kalp Yetersizliği Tanısı Nasıl Konulur?

Öncelikle kalp yetersizliği geliştirme riski altında olan hastalar henüz kalp yetersizliği gelişmeden hastalığı önleme amacıyla hem uygun tedavi hem de belli aralıklarla doktor kontrolü altında kalmalıdırlar.  Bu neden önemli bir kaç istatistiki bilgi ile konuşalım. Türkiye’de kalp damar hastalıkları Avrupa ülkelerinde görülmeyen bir hızla artıyor. Kalp yetersizliği gelişme yaşı nerede ise 10 yıl daha erken. Çok daha fazla tuz tüketiyoruz (günlük 17-18 gr).  Daha az hareket ediyoruz. Çok kötü bir beslenme tarzımız var, karbohidrat ağırlıklı. Ülkemizde de diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi obezite görülme sıklığı gün geçtikçe artıyor. Ama bizdeki artış hzı daha bir fazla görülmektedir. Sağlık Bakanlığı  verilerine göre Türkiye’de obezite sıklığı

  • Erkeklerde %20,5
  • Kadınlarda ise % 41,0
  • Toplamda % 30,3

olarak bulunmuştur. Toplamda fazla kilolu olanlar ise %34,6, fazla kilolu ve şişman olanlar %64,9, çok şişman olanların oranı %2,9 olarak tespit edilmiş. Yani beslenme alışkanlıklarımızda kalp damar hastalıkları başta olmak üzere diğer hastalıklara da davetiye çıkarmaktadır ki asıl önemli olan koruyucu hekimliktir. Yani hastalığa yakalanmadan önce kendinizi korumanızdır. Kalp hastalıklarından korunma üzerinde durulması gereken ayrı bir bahis olduğundan tekrar konumuza dönelim. Bir hastada efor sarfetmekle ortaya çıkan nefes darlığı, ödem vs gibi şikayetler ortaya çıktığında mutlaka doktora başvurmalıdır. Bir kardiyolog elbette hastanın hikayesi ve muayenesi sonrasında kalp yetersizliğinden şüphelendiği hastadan ilk olarak EKG ve kan testlerini ister. Ardından kalp röntgeni artık her merkezde rutin olarak yapılmamaktadır. Kalbin ultrasonografik görüntüsünü ortaya koyan ekokardiyografi ile kalp yetersizliği tanısı kolayca konulabilir. Bundan sonra istenecek tetkikler her hastanın kendi durumuna göre belirlenir. Koroner anjiografi, kardiyak BT veya MR, nükleer tıp teknikleri, çok çok nadiren kalp biyopsisi gibi ileri görüntüleme metodları ile tanı ve nedeni doğrulanır. Kalp yetersizliği tanısı konulan hastaya ise yine hastanın kendi durumuna göre tedavi başlanır. Bir sonraki yazımızda da kap yetersizliği tedavisine başlayalım.

 

Yorumlar
Paylaş.

Yazar Hakkında

İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa Tıp) mezun oldum. Sonrasında ilk olarak yine İstanbul Tıp Fakültesinde İç Hastalıkları eğitimi ardından Dr.Siyami Ersek Eğitim Araştırma Hastanesinde Kardiyoloji eğitimlerimi tamamladım. Tıpta Uzmanlık Sınavında(TUS) Türkiye 5.liği derecem mevcut. 2014 yılında Kardiyoloji Doçenti oldu. Kalp yetersizliği ve girişimsel kardiyoloji özel ilgi alanlarım.

Yorumlar kapatıldı.